MEVLANA SÖZLERİ

Bu sayfada Mevlana Sözleri toplu olarak yer almaktadır. Mevlana Hazretleri’nin kısa sözleri… Mevlana’nın aşk sözleri… Pek bilinmeyen Mevlana sözleri… En çok ilgi gören Mevlana Sözleri…


MEVLANA SÖZLERİ

    Dünyanın en güç işi bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, başka birinin nasıl yapamadığını ses çıkarmadan seyretmektir.

    Ağızdan çıkan söz, yaydan fırlayan oka benzer. İkisini de geri getirmek mümkün değildir. Ok atılmadan önce iyi nişan alınmalı, söz söylenilmeden önce iyi düşünülmelidir.

    İyilerle gezersen alırsın mertebe, kötülerle gezersen dönersin merkebe.

    Aşk ateşi önce sevilene, ondan sonra sevene düşer!

    Dert etme, dua et.

    Gerek yok her sözü, laf ile beyana… Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana!

    Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil. Ne zaman bilmem, sen yeter ki o kapıda durmayı bil.

    mevlana sözleriDediler ki “Gözden ırak olan gönülden de ırak olur”
    Dedim ki “Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur.”

    Gülün dikene katlanması onu güzel kokulu yaptı.

    Ben Şems’e vurgun, Şems sürgünlere mahkum.

    Güneş herkesin üzerine eşit doğar ama; gül başka, leş başka kokar.

    Hayat sana arka arkaya dikenlerini gösteriyorsa sakın üzülme, aksine sevin. Çünkü çok yakında gülü de gösterecektir.

    Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.

    Kısmet ederse Mevlâ; el getirir, yel getirir, sel getirir… Kısmet etmezse Mevlâ; el götürür, yel götürür, sel götürür..

    Ya kırdığın kalbi Allah seviyorsaYa kırdığın kalbi Allah seviyorsa? Bilemezsin. Bilseydin ödün kopardı, dokunamazdın.

    Hadi yaramı sarmaya merhemin yok. Yalandan da olsa Gönül alamaz mısın?

    Sen değerinle ve düşüncenle, iki âleme de bedelsin, ama ne yapayım ki kendi değerini bilmiyorsun.

    İstiyorsan Hakk’a varmayı, Meslek edin gönül almayı, Bırak saraylarda mermer olmayı, Toprak ol, bağrında güller yetişsin.

    Sanma ki dert sadece sende var. Sendeki derdi nimet sayanlar da var.

    Sabret ki herşey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun. Sabret ki herşey gönlünce olsun.

    Ey kendine bakmayıp, kendi kusurlarını görmeyip de, başka insanların iyisine kötüsüne bakıp kalan zavallı! Allah senin yardımcın olsun!

    Ey gönül! Ne tuhaf değil mi? Bir ömür, şah damarından daha yakın bir Sevgiliyi aramakla geçiyor.

    İnsanı ateş değil, kendi gafleti yakar. Herkeste kusur görür, kendisine kör bakar. Neye nasıl bakarsan, o da sana öyle bakar.

    Elbet bizde bilirizElbet bizde biliriz lafı en inceden dokundurup, içini acıtmasını Lakin kıyılıyoruz ama, kıyamıyoruz sevdiklerimize işte…

    Unutma, sır gibi seversen eğer muradın gerçekleşir. Çünkü tohum toprağa gizlenirse yeşerir.

    Darmadağın olmuş coşmuşum, bugün ne kırar dökersem; suçsuzum

    Birini seviyorsanız, onu Allah’tan isteyin. Kalpler Allah’ın elindedir.

    Mutluluğu sende bulan senindir, ötesi misafir.

    Minareden düşenin parçası bulunur da, gönülden düşenin parçası bulunmaz.

    Aşk nedir bilmiyorsan gecelere sor, şu sapsarı yüzlere, şu kupkuru dudaklara sor.

    Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin,
    bugün dudağında başka bir tad var,
    boyunda başka bir yücelik.
    Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.

    Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek bir cevabım var. Lakin bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye!

    Şehvetin adını aşk koydular. Eger şehvet aşk olsaydı; Eşekler aşkın şahı olurdu!..

    Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her şey susuyor. Anladım ki susan her şey derin ve heybetli…

    Sütten çıkınca bütün kaşıklar aktır. Önemli olan, içinden çıktığın sütü ak bırakmaktır.

    Ey can; kimseyi kırma. Sözden ağırı yoktur. Beden çok yükü kaldırır ama gönül her sözü kaldıramaz!..

    Biliyorum, sığmazsın hiçbir yere bu sevdayla, dünya sana dar.
    Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var.

    İki şey mühimdir, birincisi okyanus gibi bol haysiyet, ikincisi Elif gibi dimdik şahsiyet!..

    Gönül, han değil dergahtır. Paldır küldür girip çıkılmaz, günahtır!

    Ve ben; dilek tutmadım hiç. Hep dua ettim: ‘Ömrün ömrüme nasip olsun’ diye.

    Dilin aşkı yorumlaması güzeldir ama dile gelmeyen aşk daha güzeldir.

    İnsanlar seni yanlış anladığında dert etme, duydukları senin sesin, fakat aklından geçirdikleri kendi düşünceleridir.

    Ömründen nasibin, kendini Sevgili’den mesut bulduğun andan ibarettir.

    Ayağına batan dikenler, aradığın ‘Gül’ün habercisidir.

    Üzülme! Bir şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur…

    Bizi bilen bilir, bilmeyen de kendi gibi bilir.

    Karıncaların sesini duyan Rabbim, Elbette gönullerin feryadını da duyar…

    İnsanın ham maddesi topraktır, ama fazla sulandı mı çamurlaşır!..

    Herkesin bir derdi var; her derdin bir acısı. Acılarım katlanılmaz değil ama, bir de tuz basanı var.

    Güzel günler sana gelmez, sen onlara yürüyeceksin.

    Candan ümidi kesebiliriz belki ama can dostlarıyla irtibatı kesmek güçtür.

    İki alemde de Allah’ın baktığı yer gönüldür. Padişah daima gönle bakar.

    Uğruna fedakârlık yapmadığın sevgiyi, yüreğinde taşıyıp da kendine yük etme.

    Bu dünyada neyi çok istersen, o senin imtihanındır.

    İnsanlarda güzel olan yüzdür, yüzde güzel olan gözdür… Ama insanı insan yapan aslında ağızdan çıkan sözdür!

    Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!

    Gönül ne tarafı işaret ederse, beş duyu da eteklerini toplayıp o tarafa gider.

    Odun yanınca kül olur, insan yanınca kul olur…

    Yılan insanın sadece canını alır. Kötü arkadaş cehenneme sürer de ebedi hayatını mahveder.

    Sıkıntılar gecedir dinlen kederlenme sabah elbet olacaktır.

    Yorulacaksan, zorlanacaksan, şikayetçi olacaksan, keşkelere sığınacaksan, söze ama diye başlayacaksan; girme aşk yoluna…

    Her şey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde; sakın vazgeçme! İşte orası kaderinin değişeceği noktadır.

    Gönüllere vurulan kilitlerin açılması için belalara sabretmek gerek!

    Beni bir ben bilirim, bir de Yaradan. Bana bir ben lazımım, bir de anlayan.

    Din kardeşinden bir cefâ gördünse, onun bin vefâsı olduğunu hatırla!.. Çünkü iyilik, günâha karşı şefaatçi gibidir.

    Aşk; sandığın kadar değil, yandığın kadardır.

    Üzülme! Çünkü Yaradan umudu en çaresiz anlarda yollar. Unutma, yağmurun en şiddetlisi en kara bulutlardan çıkar.

    Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bugün hayat veren su, yarın sizi boğabilir.

    Niye üzülüp ağlarsın can?
    Bırak sevmeyen gitsin.
    Dua et Rabbim seni terk etmesin.
    İşte O (c.c.) terk ederse, gerçekten bitersin.

    Şeytanla her savaşa korkusuzca varım. İnsan şeytanlaşırsa, işte ondan korkarım…

    Gözyaşının bile görevi varmış; ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.

    Allah’ın verdiğide, vermediğide imtihandır.

    İnsana aradığı şeye bakarak değer biçilir.

    Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük; bir başka bahar için, sadece yaprak döktük..

    Eğri olsam yay gibi duvara asarlar beni. Doğru olsam ok gibi yabana atarlar beni.

    Sevdik sustuk.. Yandık sustuk.. Üzüldük sustuk.. Yalnız kaldık yine sustuk.. Tek bir şey konuşturdu bizi.. O’na (c.c.) sığındık.

    Öğüt verecek insana değil; örnek olacak insana ihtiyaç var. Fetva veren çok olur ama takva ile yaşayan az bulunur.

    Sus gönlüm! Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus!..

    Eğer bir gün dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa; Rabb’ine dönüp: ‘Benim büyük bir derdim var’ deme. Derdine dönüp: ‘Benim çok büyük bir Rabbim var’ de.

    İnsanları tanımak, denizleri bardak bardak boşaltmaktan daha zordur.

    Hiçbir yere sığmadı aşkın, gönlüme sığdı yalnız. Şimdi gönlüme de sığmıyor, gözlerimden sızıyor..

    Kibir, hırs, şehvet kokusu, söz söylerken soğan gibi kokar.

    Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.

    Ahmaklara verilecek cevap, sükûttan ibarettir.

    Aşk, altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır.

    Ey insan! Öleceğin günü bilmiyorsun; hiç olmazsa ölümlü olduğunu bil!

    Bir insan bilmiyorsa ne istediğini, hem seni ziyan eder, hem kendini.

    Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters!

    Her insan bir yağmur tanesi gibidir. Kimi çamura, kimi gül yaprağına düşer.

    Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her şey susuyor. Anladım ki, susan her şey derin ve heybetli…

    Sen sadece sen değilsin; bensin, benimsin, bendesin!

    Senin aşktan yana nasibin varsa; dokunsan da yanacaksın dokunmasan da. İyi bil ki; bazıları hasrette yanar, bazıları vuslatta.

    Bazen bitmek bilmeyen dertler yağmur olur üstüne yağar. Ama unutma ki, rengârenk gökkuşağı yağmurdan sonra çıkar.

    Acı, acıyla iyileşir. Aşk ise daha büyük bir aşkla.

    Aşk kalpten vurur, dost ise sırttan. Kalp iyileşir ama sırt hep kambur kalır!

    Allah’a ulaşacak birçok yol var. Ben Aşk’ı seçtim.

    Kişi kim olduğunu bilmek isterse, kimleri sevdiğine baksın.

    Aşk, herşeydedir ama hiçbirşeyde görünmez.

    Sen tasdik etmesen de cümle alem bunu bilir ki; her ne ekersen, günün birinde o ektiğini biçersin.

    Ey Kul! Söz rüzgar gibidir.
    Gönlü dağıtır, perişan eder!
    Fakat Şems;
    “Dağınık şeyleri, topla!” diye buyuruyor…
    Bunu da bil!..

    Nedâmet ateşiyle dolu bir gönülle ve nemli gözlerle duâ ve tevbe et! Zirâ çiçekler, güneşli ve ıslak yerlerde açar!

    İki deniz gibi olan gözlerimin incilerle dolması için, gam toprağını gözüme sürme gibi çekmekteyim.

    Güzeli güzel yapan ‘edep’tir, edep ise güzeli sevmeye sebeptir.

    Sen uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın, yoksa tutmayacak bir ele uzattığın için kendine mi kızgınsın?

    Sesini değil, sözünü yükselt! Yağmurlardır yaprakları büyüten, gök gürültüleri değil.

    Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin. Kibri bırak, alçakgönüllü ol.

    Herkes kendi zannınca benim dostum oldu ama kimse içimdeki sırları araştırmadı.

    Ey oğul! Eğer gözünü açarsan hilm suyunun da, hışım ateşinin de Hakk’tan olduğunu görürsün.

    Cahilin eziyetlerine sabretmek, ehil olanlara ciladır. Nerede bir gönül varsa sabırla cilalanır.

    Nuru bir su bil, suya yapış, suyu elde ettin mi ateşten korkma! Ateşi su söndürür.

    Zor diyorsun. Zor olacak ki imtihan olsun.

    Sen benim; bugünüme şükür ve yarınıma dua edişim, azla yetinişim, çoğa göz dikmeyişimsin.