SEYYİD BURHANEDDİN TİRMİZİ

     
    Efendimiz’in (s.a.v) pak neslinden olan Seyyid Burhaneddin Hüseyni Hazretleri; birçok büyük Allah dostunun memleketi olan Tirmiz’de dünyaya gelmiştir. 12 yıl süren manevi eğitimini, kıymetli bir alim olan Mevlana’nın babası Bahaeddin Veled Hazretleri’nden almıştır. Bu süre boyunca, Kubbetü’l İslam olarak adlandırılan Belh’te bulunmuş ve hocasının oğlu Celaleddin’in (Mevlana) eğitimini de üstlenmiştir.

    Belh’te geçirdiği yıllar boyunca, ilmen ve manen olgunlaşan Seyyid Burhaneddin, mürşidi Bahaeddin Veled Hazretleri’nden aldığı icazetle buradan ayrılıp doğum yeri olan Tirmiz’e geri döner ve irşat vazifesine başlar. 1230’da Bahaeddin Veled’in vefatını öğrenen Seyyid Burhaneddin gördüğü bir rüya üzerine, hocasının kendisine güzide bir emaneti olan Mevlana’yı yetiştirmek için 1231 yılında Konya’ya gider. Mevlana’ya 9 yıl boyunca ilmin sırlarını öğretir, tahsilinin devamı için Şam ve Halep medreselerine yollar ve kendisi de Kayseri’ye döner. Tam 9 yıl Mevlana’yı eğiten Seyyid Burhaneddin Hazretleri 1244 yılında Kayseri’de vefat eder.

    “Artık bana zerrece vazife kalmadı”

    Dokuz yılın sonunda çeşitli eserler yazmaya başlayan Mevlana’nın kemale erdiğini sezen Seyyid Burhaneddin Hazretleri “Artık bana zerrece vazife kalmadı” diyerek, Konya’daki görevini tamamladığını ve Kayseri’ye gitme arzusu taşıdığını talebesine iletir. Mevlana ise kendisi için büyük önem taşıyan hocasının ayrılığına rıza göstermez. Bunun üzerine Seyyid Burhaneddin Hazretleri şöyle der: “Buraya kuvvetli bir arslan yöneldi. Senin asıl mürşidin olan Şemsi Tebrizi Konya’ya gelmek üzeredir. Fakat ben de bir arslanım. Bir postta iki arslan oturmaz, ola ki kapışır, seni müşkülde bırakırız.”

    Hocasından Mevlana’ya iltifat

    Mevlana, hocası Seyyid Burhaneddin’in isteği üzerine manevi ilimlerini artırmak gayesiyle kendisi için hazırlanan hücrede bir ibrik su ve birkaç parça arpa ekmeğinden ibaret azığıyla halvete girmeye karar vermiştir. Seyyid Burhaneddin’in gözetiminde gerçekleşen ve kırk gün süren halvet dönemi sonunda Mevlana, hocasının “Akli, nakli, kesbi ve keşfi bütün ilimlerde eşi bulunmaz bir insan oldun. Bu halinle manevi sırları bilmede, hakikat ehlinin siretlerini çözmede, gizli olan sırları keşifte, velilerin parmakla gösterdikleri bir kişi oldun. Gerçekten şimdiye kadar gelmiş geçmiş bütün şeyhler ve hakikati görenler, senin vuslata nasıl ulaştığını öğrenmek için hayret ve şaşkınlık içinde gelip geçtiler. Dünya ve ahirette Allah’a hamdolsun ki, zayıf olan bu kul, bu ebedi saadet ve devlete erişip, senin bu halini görmüştür. Bismillah diyerek yürü! İnsanların ruhunu hesapsız bir rahmete boğ. Bu suret aleminin ölülerini kendi mana ve aşkınla dirilt!” şeklindeki iltifat ve emrine mahzar olur.

    “‘Garip Seyyid dünyadan göçtü’ diye sala ver”

    Mevlana’nın oğlu Sultan Veled’in İbtidaname isimli eserinde verdiği bilgiye göre Seyyid Burhaneddin Hazretleri’nin ömrü sona erip, ahirete intikali yaklaşınca hizmetinde bulunan dervişinden bir testi sıcak su ister. Derviş biraz sonra gelip “Suyu ısıttım” der. Seyyid Burhaneddin “Dışarı çıkıp ‘Garip Seyyid dünyadan göçtü!’ diye bir sala ver” şeklinde emir buyurur. Derviş de; “Seyyid Burhaneddin azm-i beka etti. Salaya hazır olun ey ahali! Veliyy-i yekta, seng-i musallaya konuyor (Musalla taşına bir veli konuyor)!” diye halka ilan eder. Seyyid Burhaneddin Hazretleri ise abdest alır, gusleder, elbisesini giyer, evin bir köşesine çekilir ve “Gökler temizdir, felekler de, onların hepsi temizdirler. Temizler ve temiz ruhlu olanların hepsi hazırlanmışlar. Ey bana bir emanet veren hazır ve nazır olan Allahım! Lütfedip bu emaneti benden al. Beni mest edip her iki dünyadan al götür. Sensiz her ne ile gönlüm rahat ediyorsa, içime ateş koy benden onu al” deyip ruhunu Allah’a teslim ederek vuslat kapısını aralar.

    Ziyaretçilerinin dilinden Seyyid Burhaneddin Türbesi

    Seyyid Burhaneddin Hazretleri’nin türbesi Kayseri halkı ve dışarıdan gelen ziyaretçiler olmak üzere 7’den 70’ye sayısız insanı konuk ediyor. Türbeyi ziyaret edenlerden Zehra Hanım (60) Allah Teala’nın Seyyid Burhaneddin Hazretleri ve buradaki diğer zatların hürmetine dualarını kabul etmesini dilediğini dile getiriyor. Bu türbeyi ziyaret etmekten büyük haz duyduğunu söyleyen Hüseyin Bey (45) ise duygularını şöyle aktarıyor: “Gençlik yıllarımda çeşitli sebeplerle bunalımda olduğum bir dönemde ilk kez bu türbeyi ziyarete geldim. İçim öyle ferahladı, öyle huzurla doldu ki, o hislerimi ancak şöyle açıklayabilirim: Sanki gözümün önünü göremiyordum. Burayı ziyaret etikten sonra ufkum açıldı, uzakları görmeye başladım. Ayrıca bazı kötü alışkanlıklarım vardı çok şükür onları bıraktım. İşte o günden beri Allah beni hiç bunaltmadı ve burayı ziyareti hiç ihmal etmedim.”


SEYYİD BURHANEDDİN TİRMİZİ
F. Rüveyda Yıldız, Semerkand Aile Dergisi, Ekim 2012