Hikayeleri

Edep

EdepEdep, Mesnevi’den Hikayeler

Musa aleyhisselam zamanında, İsrailoğulları’nın rızkı gökten gelirdi. Bir zahmete ve sıkıntıya girmeden, Allah Teâlâ’nın lutfu kereminden beslenirlerdi.

Musa aleyhisselâmın kavmi arasında bu ilâhi yardımın kıymetini ve değerini bilmeyen cahiller çoktu. Bunlar, verilen nimetlere nankörlük ederek, “Biz toprakta yetişen soğan, sarımsak, mercimek gibi yeşilliklerden ve sebsezelerden isteriz” dediler.

Yaptıkları bu edepsizlik, gelen sofranın kesilmesine sebep oldu. Ekmekleri gelmedi. Bıldırcın kuşunun etiyle kudret helvasını bulamaz oldular. Yemek ihtiyaçlarını karşılamak için topağı işlemek zorunda kaldılar. Bahçe bellediler, tarla sürdüler, ekin ekip biçtiler. Yorgunlukları yanlarına kar kaldı.

Musa aleyhisselâm bunlar için tekrar şefaatçi oldu. Rabbine niyazda bulundu. Keremi bol olan Allah, içinde çeşitli nimetlerin bulunduğu tabaklarla dolu sofrayı gökten indirdi.

Bu sefer Hz. Musa (a.s.) onlara yalvararak uyardı: “Bu sofra devamlıdır. Yeryüzünden kalkmayacak ve eksilmeyecektir. Alemlerin rabbi olan Allah’ın sofrasında aç gözlülük etmek, hırsa kapılmak nankörlüktür.”

Musa aleyhisselâm sanki onları hiç uyarmamış gibi, bu edep yoksulu küstahlar, kendileri için gelen sofradan yemek aşırdılar. Dilenci karakterli görgüsüzlerin hırsı yüzünden bu ilahi rahmet kapısı kapandı.

 


Edep

Mesnevi’den Hikayeler, Mesnevi I. Cilt
Hz. Mevlâna

Bir Cevap Yazın